Archives

Sağlıklı Yaşam

İlaçla birlikte alınan besinlere dikkat

10 Kasım 2013

İlaçla birlikte alınan besinlerin, ilaçların etkisini azaltıcı veya artırıcı etkileri bulunabiliyor. İlaçtan fayda beklerken hatalı beslenme sonucu ciddi yan etkilerle karşı karşıya kalınabiliyor.

Çok dikkat edilmesi gereken bu durum, ilaç kullanımı kesildikten sonra birkaç hatta bile sürebiliyor. Başlıca dikkat edilmesi gereken durumlar şu şekilde sıralanıyor:

C Vitamini

C vitamini demir emilimini kolaylaştırıyor. Ancak C vitamini ile kalsiyumca zengin süt ve süt ürünlerinin alınması, C vitamini emilimini bozucu etkisi yapıyor.

Potasyum tutucu bazı tansiyon ilaçları ile idrar sökücü ilaç kullanan hastaların; patates, muz, kayısı, portakal suyu gibi potasyumdan zengin gıdaların hatalı kullanması ölümcül kalp aritmilerinin görülmesine neden olabiliyor.

Greyfurt suyu

Günde 1 litre ve üzerinde greyfurt suyunun tüketilmesi, özellikle ‘statin’ grubu bazı kolesterol ilaçlarının bağırsakta parçalanmasını geciktirerek kan seviyelerini yavaşlamaya da yol açabiliyor.

Kafein

Kahve, çay, kola ve enerji içecekleri; bazı soğuk algınlığı ilaçlarıyla beraber alındığında sinirlilik, uykusuzluk, çarpıntı, kalp ritim bozukluğu, tansiyon yüksekliği, kabızlık ve idrar miktarında artışın görülmesine neden olabiliyor.

Süt ve süt ürünleri

‘Florokinolon ve tetrasiklin’ grubu veya ‘sefuroksim’ içeren antibiyotükler, ‘bifosfonat’ grubundaki kemik erimesi ilaçları ve ‘metotreksat’lı romatizma ilaçlarının; kalsiyum içeren gıdaların 2 saat önce veya 6 saat sonra alınması gerekiyor.

 

Bir önceki yazımız olan Elektronik sigara yararlı mı zararlı mı? başlıklı makalemizde atomizer, bağımlılık ve duman hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Güzel bir gülüş için…

10 Kasım 2013

Güzel bir gülümseme her yaşta önemlidir! Ağız ve diş sağlığının temellerini öğrenmek için ise hiçbir zaman geç değil.

İşte dikkat etmeniz gerekenler:

* Her gün beş dakikanızı ağız bakımına ayırın. Önce dişlerinizi fırçalayın, ardından diş ipi kullanın ve bakteri plağına karşı etkili bir sıvı ağız bakım ürünü ile ağzınızı çalkalayın.

* Dişlere faydalı yiyecekler tüketin. Elma, armut, kereviz, havuç, karnabahar, çilek gibi meyve ve sebzelerin içeriğindeki doğal liflerin tükürükle birleşmesi, diş temizliğine yardımcı olur.

* Asitli ve şekerli gıdalar dişlerin çürüme sürecini başlatır. Bunları yedikten sonra etkin bir ağız temizliği yapın.

* Sık sıvı alımı ağzınızı nemli tutar. Özellikle sigara içenlerin, sigaranın tükürük akışını azaltması ve ağız kuruluğuna sebep olması nedeniyle bol sıvı alması gerekir.

* Gece yatmadan önce ağız bakımını ihmal etmeyin. Ağızda kalan bakteriler gece boyunca hızla üremeye devam eder. Bu nedenle yatmadan önce sağlıklı ağız bakımı için önerilen üç adımı (ilk madde) uygulayın.

* Doğru fırçayı seçin. Dişleri fırçalamayı bilmek kadar fırça seçimi de önemlidir. Diş hekimlerinin çoğu düz küçük başlı ve yumuşak diş fırçalarının, plakları temizlediği için en iyi seçim olduğu konusunda hemfikir. Belli aralıklarla diş fırçanızı değiştirin.

* Her altı ayda bir diş hekimine kontrole gidin.

* Diş etleriniz kanıyorsa fırçalamaya ara vermeyin. Diş eti hastalığınızın ilk aşaması olabilir ve doğru ağız bakımı ile diş eti hastalığını önleyebilirsiniz. Ancak iki haftadan uzun süredir kanıyorsa, mutlaka bir diş hekimine görün.

* Sadece diş fırçalamak ve diş ipi kullanmak ağız bakımını tamamlamaz. Ne kadar iyi fırçalarsanız fırçalayın, ulaşamadığınız yerlerde kalan bakteriler ağzınıza yeniden yayılır. Bakteri plağına karşı etkili bir sıvı ağız bakım ürünü ile ağzınızı çalkalayarak bakterilerin hızla yayılmasını engelleyebilirsiniz.

Ağız ve diş bakımı nasıl olmalı? tıklayın !

 

Bir önceki yazımız olan İlaçla birlikte alınan besinlere dikkat başlıklı makalemizde besin, beslenme ve bifosfonat hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Zencefilli, narlı formüllerle gribe meydan okuyun

10 Kasım 2013

Uzman Dr. Elif Güveloğlu, hem bağışıklığı artıran hem de hastalıkları kolay geçirmeye yarayan formülleri Ceyda Erenoğlu’na anlattı. İşte o formüller:

Taze zencefil ve meyve

Malzemeler:

Yarım kibrit kutusu kadar çiğ zencefil

Yarım nar (dış kabuğu soyulmuş, iç zarları ile birlikte)

1 elma

1 kivi

1 mandalina veya portakal (kabuklu)

Hazırlanışı

Tüm malzemeyi kabuklarıyla birlikte katı meyve sıkacağından geçirin. Çocuklara verilecekse yarısını ballı su ile karıştırın.

Zencefil çayı

Malzemeler:

1 kibrit kutusu taze zencefil (ince ince dilimlenmiş)

1 avuç kurutulmuş ıhlamur çiçeği

1-2 kabuk tarçın

8 – 10 karanfil tanesi

Hazırlanışı

Porselen bir demliğe tüm malzemeyi koyun ve üzerine kaynar su boşaltarak alttaki çaydanlığın buharı ile en az 20-25 dakika siyah çay demler gibi demleyin.

Zencefilli-ballı limonata

Malzemeler:

5 adet kalın kabuklu ve kabuğu işlem görmemiş doğal limon

Yarım demet taze nane

1 kibrit kutusu taze zencefil

İyi kalite doğal bir süzme bal (arzu edilen miktarda)

Hazırlanışı

İlk olarak bir cam kabın içine limonata için gerekli olacak kadar içme suyu koyun ve bu suyun içine, rendenin en ince tarafı ile hem limon kabuklarını hem de taze zencefili rendeleyin. Sonra mikserde iyice incelttiğiniz nane yapraklarını da suya atın ve yarım saat bekletin. Ardından suyu süzüp arzu edilen miktarda bal ile tatlandırın. Eğer bala alerjiniz var veya balın kalitesinden emin değilseniz şeker ekleyin.

Nar kabuğu çayı

Malzemeler:

İnce doğranmış bir adet taze nar kabuğu

Hazırlanışı

Doğranmış nar kabuklarını porselen demliğe koyun ve üzerine yarım litre kaynar su boca ettikten sonra 10-15 dakika demleyin. Günde 2 su bardağına kadar içebilirsiniz. Tadı acı olsa da etkili bir mikrop öldürücüdür. 5 yaşından itibaren çocuklara da verebilir, acı gelirse kaynar su ekleyebilirsiniz.

Kuşburnu çayı

Malzemeler:

1 avuç kuşburnu

Yarım litre içme suyu

Hazırlanışı

Kuşburnu demleme süresi uzun bir çay olarak biliniyor. Kuşburnu meyvelerini kestane dilimleri gibi bıçakla tek tek ikiye ayırın. Ardından porselen bir kaba koyup üzerine soğuk içme suyu ilave edin ve kaynayan bir çaydanlığın üzerine oturtun. Yarım saat kadar bu şekilde demlenmeye bırakın. Kaynar su kuşburnu meyveleri ile doğrudan temas etmediği için bu yöntemle kuşburnundaki C vitamininden ve diğer antioksidanlardan daha fazla yararlanırsınız.

 

Bir önceki yazımız olan Güzel bir gülüş için… başlıklı makalemizde ağız, ağız bakımı ve aşk hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor…

10 Kasım 2013

Özellikle Rus doktorların tavsiye ettiği kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tansiyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.

Türkiye’deki bazı doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor.

EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ!

– 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış saf limon suyu

– 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu’da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)

– Ağzı sıkı kapanan 2 litrelik kavanoz (2 litrelik pet şişeler de kullanılabilir)güneş ve gün ışığı görmemesi için dışına alüminyum folyo kapatın.

HAZIRLANIŞI

2 Litrelik kavanoz ya da pet şişeyi dolduracak kadar limon satın alın. Limonların suyunu iyice sıkıp şişeye doldurun. Soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp şişenin kapağını sıkıca kapatın. 25 gün boyunca normal ılık bir yerde tutun ve her gün birkaç kez çalkalayın. Yaklaşık 25 gün sonra sarımsakların limon suyunun içinde eridiğini göreceksiniz.

25 gün sonra hazır hale gelen karışımdan her sabah kahvaltıdan yarım saat önce yarım çay bardağı için. Bunu hergün düzenli olarak ve mümkünse aynı saatte yapın. Bu karışımın içine asla başka bir madde (şeker, tuz, tatlandırıcı vs. katmayın)

YÜZDE 100 KANITLANMIŞ FAYDALARI

1- Tüm damar iltihaplarını (vasküler) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu

önlüyor.

2- Kolesterol ve lipidi düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor.), vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlıyor.

3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor.

4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini

yapıyor.

5- Tüm romatizmal iltihabi önleyor, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem yüzeylerinin

yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.

6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniliyor, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor, felç ve inme riskini azaltıyor.

7- Vücudun bağışıklık sistemini son derece mükemmel hale getiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle de damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden engelliyor. Kanser oluşumlarına karşı tüm vücudu koruyor.

Dipnot: Kan inceltici kullananlar “dr danışmadan” denemesin,düşük tansiyon problemi olanlar çok dikkat etmeli…

Bir önceki yazımız olan Zencefilli, narlı formüllerle gribe meydan okuyun başlıklı makalemizde Aşı, burun ve diyet hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Grip Aşısı Olmak İçin Geç mi?

9 Kasım 2013

Türkiye genelinde bir süredir etkili olan grip salgınından korunmak için özellikle risk grubunda yer alanların aşılanması gerektiği bildirildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılla kıyaslandığında ciddi grip salgını yaşandığını, özellikle son 15-20 gündür vaka sayısında büyük artış gözlendiğini söyledi.

Grip virüsünün yol açtığı salgının giderek artacağını, çünkü her gün polikliniklere gelen vaka sayısının arttığını ifade eden Köksal, “H3N2 virüsü, geçen yıllar çok korkulan H1N1, yani domuz gribinden biraz farklı. Bu, domuz gribinin majör, yani küçük bir değişime uğramış variant hali ama inanın geçen seneki griplere göre, hatta domuz gribinden bile daha ağır ve uzamış klinik seyir izliyor” dedi.

Köksal, grip virüslerinin insanları hastalandırma kapasitesinin çok yüksek olduğunu ve solunum yolu hücrelerine tutunduklarını, sonra da hastalık yapıcı maddelerini aktararak solunum yollarında ciddi hastalıklara yol açtığını anlatarak, şunları söyledi: “H3N2 virüsü oldukça ağır klinik tablo ortaya çıkarmaktadır. Özellikle çocuklar ve yaşlıları etkileyen hastalık, başlangıç olarak diğer grip türlerinden pek farklı değil.

Halsizlik, yüksek ateş ve boğazda yanma ilk belirtiler

Hastalık etkeni virüsün kolayca alt solunum yollarına inerek akciğerleri etkilediğini vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:

“Özellikle de risk grubunda olan yaşlılar, şeker, kalp, akciğer ve kanser hastaları ile çocuklar, gebeler, sigara içenler ve aşırı alkol tüketenlerde hastalık biraz daha ağır seyrediyor. En korktuğumuz nokta akciğerlerin etkilenmesi çünkü grip çok ağır seyirli zatürredir ve ölüme kadar gidebilir. Bunun için uzamış belirtileri olan hastaların kendi kendilerine ilaç almaksızın mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir.”

Hastaneye müracaatta yüzde 20-30 oranında artış yaşandı

Köksal, gribin tedavisi olan ve korunulabilen hastalık olduğuna dikkati çekerek, “Tedavide kesinlikle antibiyotik kullanılmaması gerekiyor. Antibiyotiklerin bir etkisi olmadığı gibi ileride gelişebilecek komplikasyonlarda direnç gelişmiş olacağı için tercih edebileceğimiz antibiyotik kalmayacak. İlk 48 saat içinde antiviral ilaçların alınması, hastalığın klinik seyrini ciddi oranda etkilemekte ve iyileştirmektedir” diye konuştu. Gribin bu kadar yaygın görülmemesi gerektiğine işaret eden Köksal, şunları kaydetti:

“Geçen seneki aşılama oranları ile bu sene ki oranlara baktığımda yüzde yüze yakın düşüş olduğunu görüyorum. Bu çok önemli bir nokta. Geçen yıl domuz gribinden korkulduğu için büyük bir kesimi rahatlıkla aşıladık ama bu sene sanki domuz gribi bitti başka da grip olmayacak gibi, bırakın normal insanları risk grubunu oluşturan, beraberinde de altta yatan başka hastalığı olan kişilerin dahi öykülerini aldığımızda aşılanmadıklarını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Hala geç değil, aşılanmamış, özellikle risk grubunu oluşturan grupların mutlaka aşılarını yaptırması gerekiyor.”

Grip mevsimi boyunca aşı yapılabilir

Köksal, hastaneye müracaatta yüzde 20-30 oranında artış yaşandığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Grip solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Sosyal öpüşme, tokalaşma gibi davranışlar bulaşmaya yol açabilir. Onun için ellerin sık sık yıkanması, hasta olanların mümkünse maske takarak iş yerine ya da okula gitmeleri basit korunma yollarıdır. Ellere değil de bükülen kolun iç kısmına hapşırılması, ellerin temiz kalması açısından bir parça önem arz etmektedir. Ellerini sık yıkama şansı olmayanlar, dezenfektan ürünleri kullanabilirler. Yarıyıl tatilinin geliyor olması, hastalığın yayılma hızını biraz düşürecektir ama şu anda hastalık pik noktasına gelmedi, artarak devam ediyor.”

Kimler grip aşısı yaptırmalı?

6 ay-18 yaş arası çocuklar ve gençler

Kronik akciğer hastalığı olanlar ( Kronik bronşit, Astım vb.)

Bütün kalp damar hastaları (Yalnızca Hipertansiyonu olan hastalaarda mutlak zorunlu değildir)

Kronik böbrek, karaciğer hastalığı ve şeker gibi metabolik hastalığı olanlar

Vücudu savunma sistemini zayıflatan kortizon veya immunsupresif denilen ilaçları kullananlar

AIDS, kanser gibi vücudu direncini düşüren hastalığı olanlar

Solunum sistemi çalışmasını bozan akciğer dışı hastalığı olanlar (Omurilik felçlileri, kas ve sinir sistemi hastalığı olanlar)

Huzurevi ve bakımevinde kalanlar

Hamileliğinde 3 ayı tamamlayan tüm hamileler

Grip sezonu (sonbahar ve kış) hamile kalma olasılığı olanlar

50 yaş üstü erişkinler

Sağlık personeli ve itfaiye polis gibi önemli, yaygın kamu hizmeti yapanlar

Gri aşısını kimler yaptıramaz?

Piyasada ölü virüslerle yapılan ‘Split inaktif’ denilen aşı yaygındır ve güvenle yapılabilir. Zayıflatılmış virüslerle yapılan ve burundan sprey şeklinde verilen canlı aşılar ise doktora danışılmadan yapılmamalıdır. Bu aşılar bazı gruplara yapılmamaktadır. Bu gruplar şu şekilde sıralanabilir:

Yumurtaya ciddi alerjisi olanlar

Daha önce grip aşısına alerjik reaksiyon gösterenler

Grip aşısından 6 ay sonraya kadar olan dönemde Guillan Barre denilen kas hastalığı geçirmiş olanlar

6 aydan küçük çocuklar

Ateşli hastalık geçirenler (Ateşli hastalık tamamen düzelene kadar aşı yapılmaz)

 

Bir önceki yazımız olan Doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor… başlıklı makalemizde beslenme, bitki ve cinsellik hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Hangi vitamin, hangi hastalığın nedeni?

9 Kasım 2013

Dr. İbrahim Bağcivan, vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin fazla kullanımının, hangi hastalıklara neden olduğunu açıkladı.

Vitaminler, hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için olmazsa olmaz besin öğelerinden biri. Günümüzde vitaminlerin öneminin anlaşılması, tedavilerin de bir parçası haline gelmesine neden oldu. Ancak yararı sayılamayacak kadar çok vitaminin gereğinden çok alınması bir çok tehlikeyi de beraberinde getiriyor.

Dr. İbrahim Bağcivan, her ilacın aslında bir zehir olduğunu ve ilacı zehirden ayıran tek özelliğin dozu olduğunu belirterek, “İnsan için en önemli, en hayati olan su bile gereksiz ve fazla tüketildiğinde önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Günümüz tıbbında vitaminlerin hangi şartlarda tedavi amacı ile hangi şartlarda tedbir amacı ile kullanılacağı bellidir” diyor.

Vitamin eksikliğinin hastalıklara yol açabileceği ilk olarak 1896 yılında anlaşılıyor ve şu sonuç ortaya çıkıyor:

C vitamini eksikliğinde cilt ve dişeti problemleri.

A vitamini eksikliğinde görme problemleri.

D vitamini eksikliğinde kemik problemleri.

B vitamini eksikliğinde cilt ve sinir sistemi problemleri oluşuyor.

Vejetaryen beslendiği bilinen kişilerde ise, hayvansal gıda tüketmediklerinden dolayı B12 vitamini eksikliği görülüyor. Bu nedenle vejetaryen beslenmeyi tercih eden kişilere tedbir amaçlı B12 vitaminini öneriliyor.

Sadece yetersiz beslenme yüzünden olmuyor

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde beslenme problemlerinden kaynaklanan vitamin eksikliklerine pek sık rastlanmıyor. Bununla beraber vitamin eksikliği yalnızca yetersiz beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkmıyor. Yaşamımızın değişik dönemlerinde artmış ihtiyacın (bebeklik, gebelik, ergenlik) karşılanamaması, diyabet, böbrek yetmezliği, barsaktan emilim bozukluğuyla seyreden hastalıklar, mide ameliyatları, yoğun alkol kullanımı gibi birçok durumda eksiklikler ortaya çıkabiliyor. Vitamin tedavisi denildiğinde bu risk gruplarına özel tedavi yapılması gerekiyor. Ancak günümüzde doğal besinlerle alınması gereken vitaminler ihtiyaç oluşmadan ilaç olarak rastgele alınıyor.

Fazla alınan A, D, K vitaminlerine dikkat!

Vitaminler kimyasal özelliklerine göre suda eriyen ve yağda eriyen vitaminler olmak üzere iki gruba ayrılıyor. B ve C vitaminleri suda eriyebildiği için vücudumuzda depo edilmesi söz konusu olmuyor. Bu nedenle eksiklikleri yağda eriyen vitaminlere göre daha sık görülüyor. Fazla tüketilmeleri vücutta birikim yapmadığı için çoğu zaman sorun oluşturmuyor. Yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K vitaminleri) fazla alındığında vücutta birikiyor ve kontrolsüz kullanıldığı zaman “hipervitaminoz” denilen vitamin fazlalığına yol açabiliyor. Vitamin eksikliğinin sağlık sorunu olması gibi fazlalığı da sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

D vitamini fazla alındığında: Kalsiyum fazlalığının yanı sıra, D vitamini zehirlenmesine yol açıyor. Artmış D vitamini vücutta fazla kalsiyum emilmesine, dolayısıyla ciddi kalsiyum fazlalılığına neden oluyor. Bu da kalp ve böbrek sağlığı açısından ciddi ve önemli sonuçlar doğuruyor.

A vitamini fazla alındığında: Ciltte koyulaşmaya, pullanmaya, kafa içi basıncının artmasına, şiddetli baş ağrısına, görme sorunlarına neden olabiliyor.

K vitamini fazla alındığında: Kanın pıhtılaşmasına yönelik sorunları ortaya çıkarabiliyor.

Fazla D vitamini almak kandaki kalsiyumu artırıyor

Vitamin kullanımı ile karşılaşılan sorunlar bu ilaçların ilaç gibi değerlendirilmeyip masum ve zararsız sanılmaları gibi yanlış bir kanıdan kaynaklanıyor. Hal böyle olunca doktor önerisi olmadan, kontrolsüz ve bilinçsiz vitamin kullanımı değişik sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Özellikle ihtiyaçtan fazla alındığında vücutta depo edilebilen yağda eriyen vitaminlerin fazlalığına daha sık rastlanıyor. Fazla alınan vitaminler, bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor:

D vitamini fazlalığı kan kalsiyum düzeyinde artmaya ve buna bağlı olarak kas krampları, kalp ritim problemleri, kabızlık gibi sorunların oluşumuna neden oluyor.

A vitamini fazlalığı beyin basıncının artmasına, kas güçsüzlüğüne, baş ağrısına, görme problemlerine yol açıyor.

C vitamininin vücutta depo edilmemesine rağmen idrarla atıldığından bazı böbrek taşlarının oluşmasını sağlıyor.

Son dönemlerde yapılan bilimsel çalışmalar da yüksek dozda kullanılan E ve C vitaminlerinin akciğer kanserinin oluşumunu artırdığını gösteriyor.

Yine yapılan çalışmalarda yüksek doz A, C ve E vitamini kullanmanın mide-barsak, prostat kanserinde kanser gelişimine neden olmasa bile beklenen yaşam süresini kısalttığı, tümörün büyümesine ve ilerlemesine katkı sağladığı gösteriyor.

Doktora danışmadan almayın

Günlük ihtiyaç kadar doğal gıdalardan alınan vitaminlerin herhangi bir soruna yol açmadığı biliniyor. Bu nedenlerden dolayı ihtiyaç gruplar dışında sağlıklı beslenmenin vitamin alımı için yeterli olduğu, ek vitamin ihtiyacının ise doktor tavsiyesine göre planlanmasının gerekliliği vurgulanıyor.

Hangi dönemde hangi vitamin?

İnternational Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Bağcivan, hangi dönemde hangi vitaminlerin alınması gerektiğini şöyle sıralıyor:

Süt çocukluğu dönemi: D Vitamini

Gebelik: Folik asit

Böbrek yetmezliği olanlar ve diyaliz hastaları: Folik asit, D vitamini

Mide ve bağırsak ameliyatı geçirenler: B12 vitamini

Barsaktan emilim problemi ile seyreden hastalıklar: D vitamini, B12

Yoğun alkol kullanımı: B1, B12

Şeker hastaları: B1, B6

Vejetaryen: B12

 

Bir önceki yazımız olan Grip Aşısı Olmak İçin Geç mi? başlıklı makalemizde Aşı, bulaşıcı ve domuz gribi hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Yemekten sonra çaydan uzak durun!

9 Kasım 2013

Uzmanlar uyarıyor! Kan dolaşımını bozuyor ve dolaşımın yavaşlamasıyla kan göllenmesi meydana geliyor.

Yemeklerin hemen ardından çay, kahve ikram edilmesi sindirime yardımcı olmadığı gibi kan dolaşımını bozuyor ve dolaşımın yavaşlamasıyla kan göllenmesi meydana geliyor

Giresun Üniversitesi (GRÜ) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, sıvı alımı konusunda toplumda çay alışkanlığının söz konusu olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, toplumda yemeklerden sonra çay ve kahve ikram edilmesi geleneği olduğuna dikkati çekerek uyarıda bulundu.

Kahve zayıflatır mı ? tıklayın !

Küçükarslan “Yemekten sonra alınan sıcak sıvı kan dolaşımını bozuyor, kan dolaşımının bozulması ve yavaşlamasıyla kan göllenmesi meydana geliyor, buna bağlı olarak da sindirimin hareketi bozuluyor. Kabızlık değil de sindirimde bozulma tarzında bir durum meydana geliyor. Gaz oluşumu dolayısıyla sindirim daha da zorlaşmakta, kişinin uyumaya yönelmesi, inme dediğimiz felç geçirme hadiselerinin daha fazla görüldüğü bilimsel olarak kanıtlanmış durumda” dedi.

Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, çayın yemekten sonraki bir saatlik periyodun ardından ikram edilmesinin, bünye açısından daha sağlıklı olacağını söyledi.

Bir önceki yazımız olan Hangi vitamin, hangi hastalığın nedeni? başlıklı makalemizde a vitamini, b vitamini ve beslenme hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Alkali Suyu Nedir ? Neden Alkali Su İçmeliyiz ?

9 Kasım 2013

Alkali suyu son zamanlarda oldukça yaygın kullanılmaya başlayan doğal bir arınma ve dengelenme yöntemidir. Bu yöntemde amaç vücudunuzdaki Ph değerini orantılı bir şekilde sağlıklı olarak ayarlamaya dayanır. Bu su ile asitik yağ oranını alkaliye döndürerek daha sağlıklı bir yaşam elde edeceksiniz.

Alkali Su Nasıl Hazırlanır ?

Sabah kalktığınızda güne alkali su ile başlamanızda büyük fayda vardır. Alkali su sanıldığı gibi hazırlaması zor bir su değildir. Alkali su hazırlamak için;

  • 2 Litre doğal temiz suyun içine 1 tatlı kaşığı İngiliz Karbonatı dökmekle başlayacaksınız
  • İngiliz Karbonatı bulamazsanız bunun yerine normal karbonatta kullanabilirsiniz.
  • Bu suyu bir bardak içine boşaltıp içine biraz bal ve limon ekleyiniz.

Bu suya ALKALİ suyu denir. Bu suyu ister çayınızda isterseniz de yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Yemekten sonra çaydan uzak durun! başlıklı makalemizde aşk, beslenme ve çay hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Cilt Kanserine Karşı Eğrelti Otu Özü

9 Kasım 2013

Son 40 yıl içerisinde cilt kanserine yakalanan kişilerde artış olduğu gözleniyor. Dünya standartlarının günden güne değişmesiyle çeşitli zehirli gazlar ortaya çıktı. Bunun sonucunda ozon tabakası zarar gördü ve bu durum cilt kanserine yakalanma riskini arttırdı. Son yıllarda kişilerde, cilt tümörleri arasında en tehlikelisi olan maling melanom görülme olasılığı epey arttığı gözleniyor. Bu rahatsızlık kadınlarda daha çok görülmektedir. Maling melanom, açık ten rengi olan kişilerde daha fazla rastlanmaktadır.

HASARI ÖNLÜYOR

Yapılan araştırmalara göre eğrelti otu, ultraviyole ışınlarına karşı cildimizi koruyor. Eğrelti otu, güneş ışınlarının sebebiyet verdiği yanmış hücrelerin azalmasını ve oluşan DNA hasarlarının önüne geçilmesini sağlıyor. Kullandığımız güneş kremleri tam olarak cildimizi koruyamamaktadır. Ancak eğrelti otu özleri, cildimize gelen güneş ışınlarının hızını azaltarak olası hücresel değişimlere engel oluyor ve deride oluşacak erken buruşmaları önlüyor. Bu ot, eski zamanlardan beri güneş yanığı, sedef hastalığı, cilt tümörleri ve diğer cilt rahatsızlıklarına karşı kullanılmaktadır.

CİLDİ ONARIYOR VE YAŞLANMAYI ÖNLÜYOR

Bir araştırmada eğrelti otu özü, 55 hastaya 450 mg. olarak verilmiştir. Bu araştırma sonucunda hastaların yüzde 75’inde lezyonların azaldığı görülmüştür. Bir diğer yapılan araştırmada ise eğrelti otunun; elastin, kollojen ve fibroblastlar arasında da etkisi olduğu anlaşılmıştır. Böylece bu otun hem hasarlı hücreleri iyileştirebildiği hem de yaşlanmayı engellediği anlaşılmıştır.

GÜNEŞ YANIĞININ DİĞER ADI CİLT İLTİHABI!

Cildimiz ultraviyole ışınlarının etkisinde faza kaldığında güneş yanıkları oluşmaktadır. Güneş yanığı da bir iltihap türü olarak görülebilmektedir. Bilindiği üzere yanık oluşumu cilt kanserine yakalanma oranını arttırmaktadır. Bunun yanı sıra yanık oluşumu, yaşlanmaya ve cildimizin kurumasına sebebiyet veriyor. Araştırmalar sonucu; eğrelti otunun güneş ışınlarına karşı bir nevi koruyucu kalkan oluşturduğu ortaya çıkmıştır.

KAN PORTAKALI İLE KORUNUN

Kan portakalının içerisinde bulunan anto-siyanin ve citrus sinensinlerin; anti-ebflamatuvar tesiri bulunduğu ve ultraviyole ışınlardan hücreleri koruduğu bilinmektedir. Bir çalışmada; bu içeriklerin bütün deri yüzeyini koruduğu anlaşılmıştır.

Bir önceki yazımız olan Siyah Noktalar İçin Cilt Maskeleri Tarifleri başlıklı makalemizde (video), akne ve anlatım hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Akne Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

9 Kasım 2013

Akne şikâyeti olan pek çok kişi yağlı besinlerin ciltte akne oluşmasını tetiklediğine inanıyor. Fakat bu doğru bir tanım değildir. Öyle olsaydı yağlı besinleri yemediğimiz de akne problemlerinden kurtulabilirdik. Beslenme biçimimizi değiştirerek bu cilt probleminden kurtulmak mümkün değildir. Cildimizde oluşan sivilceleri yalnızca akne tedavi yöntemleri ile yok edebiliriz.

Akne bir deri hastalığıdır ve kendiliğinden cildi terk etme özelliği vardır. Ancak iltihaplı akne oluşumundan sonra ki bıraktığı izler, cildimizde kalıcı olabiliyor.  Ciltte oluşan akne izlerinin tamamıyla ortadan kalkması pek mümkün değildir. Bu yüzden akne tedavisine olabildiğince erken başlanmalıdır.

En Çok Başvurulan Tedavi Yöntemleri

Anti-enflamatuarlar, antibiyotikler, benzoyl peroksit ve A vitamini içeren ilaçlar en sık tercih edilen tedavi yöntemleridir. Bu tedaviler akne sorunlarının giderilmesinde çok etkilidir ve uzun vadede etkisini göstermektedir. Ancak uzun süreli kullanımlarda psikolojik sorunlar, antibiyotiğe dayanıklılık, deri kuruluğu gibi problemlere neden olabilmektedir. Bu yüzden kullanımları kısıtlıdır.

ThearaClear ile Yapılan Akne Tedavisi

Sivilce tedavisine başlanmadan evvel bilinmesi gereken husus, sivilcelerin kesinlikle patlatılmamasıdır. Çünkü her patlatılan sivilce daha fazla mikrobun cildinizde yayılmasına neden olmaktadır. Bunun yanında enfeksiyon kapma riskinizi de arttırmış olursunuz ve ömür boyunca kalıcı olacak izlerle karşı karşıya kalırsınız.

Akne tedavisi, kliniklerde genel olarak TheraClear işlemi uygulanarak yapılmaktadır. Bu işlem, iltihaplı ve komedonal akneler üzerinde çok etkilidir. TheraClear işlemi, cildimizde vakum yöntemi kullanarak sivilcelerin ve siyah noktaların giderilmesini sağlar. Bunun yanında iltihaplı sivilcelerin içerisinde bulunan mikropların yok edilmesini sağlayarak, hızlı bir şekilde iltihabın ve sivilcelerin neden olduğu kızarıklıkların azalmasını sağlar. Bu işlemin akne tedavisinde ki kullanımı onaylanmıştır. Ayrıca 10 dakika gibi bir sürede, en fazla 5 seans yapılarak işlem tamamlanmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Cilt Kanserine Karşı Eğrelti Otu Özü başlıklı makalemizde bitki özütleri tablosu, eğrelti ve eğrelti otu hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Bisiklet ile Zayıflama Yolları

9 Kasım 2013

Zayıflamak için birçok spor denemişizdir. Zayıflarken kendimizi soktuğumuz psikolojik baskıdan kurtarmalıyız bunun için sizi sadece yoran egzersizler yerine eğlenceli sporları denemeliyiz. Severek ve eğlenerek yaptığımız sporlar bizi daha çok zayıflatır çünkü severek yapılan sporlar daha çok tekrar edinmek istenir ve kişi sıkılmaz. Bisiklet bu eğlenceli sporların içinde yer alıyor. Hayatımızda hep bir yeri olan bisiklet, sürülerek yaptığınız öbür sporlardan daha çok kalori yaktırabilir. İşte bisiklet sürmenin yararları;

  • Kalp ve damar sağlığı için önemli bir spordur.
  • Bilim adamlarına göre bisiklet süren insanların kondisyonları çok daha sağlam olur.
  • Bölgesel zayıflama için en iyi hareket yaptıran spor bisiklettir. Karın, basen, baldır gibi bölgelerdeki bölgesel yağların erimesine yardımcı olur.
  • Eğer ki haftada 3 veya 4 saat bisiklet sürerseniz ayda 6 kilo verebilirsiniz.
  • Bisiklet sürerken başka bir diyet uygulamanıza da gerek yok.
  • Normal bir tempoda bisiklet süren bir kişi saatte 550 kalori yakabilir.
  • Bisiklet sürmek yormaz içerdeki enerjinizi dışarı çıkartarak aynı zamanda da metabolizmayı hızlandırır.
  • Bacaklardaki veya kalçadaki selülitleri kesin olarak doğal yolla çözülür.
  • Bacak bölgesinde bulunan kuadriseps, göbek kası, karın kası, bacak kası, , hamstring, glutei gibi önemi büyük olan kaslarımızı çalıştırarak en uygun şekilde yapıldığı zaman kas grubunu geliştirir.
  • Herkes için çok ideal bir spordur her yaş grubu yapabilir.
  • Doğal havada yapılan bir spor olduğu için şehrin kirli havasından da sizi kurtaracaktır
  • Sigara kullanmayan bireyler için akciğerlerin daha iyi temizlenmesine yardımcı olur. Normalde alınamayan oksijen akciğerlere daha çabuk dolar.

Bu yukardaki faydaların gerçekleşmesi için haftada en az iki saat bisiklet sürülmesi gerekir. Aynı zamanda bisiklet sürmek sadece zayıflama değil sağlımıza da çok yararlı olduğunu unutmamalıyız.

Bir önceki yazımız olan Akne Tedavisinde Kullanılan Yöntemler başlıklı makalemizde (video), akne ve akne bakımı hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Sigarayı Bırakmak İsteyen Kişi Ne Yapmalıdır?

9 Kasım 2013

Alışkanlıklarımız bazen hayatımızı olumsuz etkileyebiliyor. Onlardan vazgeçmek zor olsa da sağlığımız için bunu yapmalıyız.  Sigara içmek bu alışkanlıklarımızdan bir tanesi. Dünyada yaklaşık bir milyar insan bile bile sağlığına zarar vermektedir. Türkiye de yılda yüz bin sigara içen kişi hayatını kaybediyor. Sigaranın yol açtığı zararlar çoğu zaman geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlar oluşturur.

Sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz bu demek oluyor ki sağlığınıza yaptığı olumsuz etkilerin farkına varmışsınız. Önemli olan bu kararın sadece size ait olmasıdır. Ancak bu şekilde başarılı olabilirsiniz. Diyelim, ilk ve en önemli adım olan “ karar verme” aşamasını geçtiniz. Şimdi “sigarayı bırakmak isteyen kişi ne yapmalı” sorusuna cevap bulacaksınız.

* Bu kararınızı aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşmalısınız. Onların desteği size yardımcı olacaktır.

* Sigara içme isteği uyandığında, onun yerine başka şeyler koymayı öğrenmelisiniz. Mesela, bir bardak su içebilir,  pencereyi açıp temiz havayı içinize çekebilirsiniz.

* Sigarayı bırakınca vücudunuzda oluşan olumlu etkileri düşünün.

* Sigara bırakma döneminde aile ya da işle ilgili sorun çıktıysa çözümünü sigarada aramayın.

* Nikotinin vücudunuzdan atılması için bol bol meyve yiyin, su ve meyve suları için. Böylece kiloda almazsınız.

* Sigaraya harcadığınız parayı biriktirin ve uzun zamandır istediğiniz bir şeyi alın.

* İsterseniz alternatif tıpı deneyebilirsiniz.

* Nane çiğnemek ya da nane çayı içmek sigara isteğinizi azaltır.

Bunlara rağmen hala sigara içme isteğiniz devam ediyorsa ALO 171 hattını arayıp destek alabilir ya da aile hekiminizden yazdım alabilirsiniz. Siz yeter ki karar verin, her şey sizde başlar yine sizde biter.

Bir önceki yazımız olan Bisiklet ile Zayıflama Yolları başlıklı makalemizde bayanlar için spordan önce kurtarıcı olarak görülür. sahilde üç beş tur atarım, bebek de pedalları kırarım müziği eşliğinde sadece basen ve kalçaya çalışılır. ve bisiklet hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Meme Dikleştirme Ameliyatı ve Tüm Sorular

9 Kasım 2013

Hamilеlik, еmzirmе vеуеr çеkimi kuvvеtinin еtkisi ilеуıllar gеçtikçе hеr kadının göğüs dоkularında sarkmaların görülmеsi kaçınılmazdır. Bununla birliktеуaşlanma ilе bеrabеr dеri еlastikiуеtinin dе kaуbоlması, göğüslеrin görünüm vеуapılarının sarkık bir hal almasına katkıda bulunmaktadır.

Göğüs diklеştirmеоlarak bilinеn amеliуat ilе sarkık оlan göğüslеr tеkrar şеkillеndirilip diklеştirmе sağlanmaktadır.

Göğüs diklеştirmе aуnı zamanda mеmе başı çеvrеsindеki kоуu alan оlan aеrоla’уı da küçültmеktе, vе daha еstеtik bir görünüm kazandırmaktadır.

Göğüs diklеştirmе amеliуatı görünümünüzü dеğiştirеrеk kеndinizеоlan güvеninizi arttıracaktır.

Birçоk kadın hamilеlik vееmzirmе dönеmlеrini takibеn göğüs dоkularında mеуdana gеlеn küçülmе vе gеvşеk bir görünüm nеdеniуlе göğüs diklеştirmе amеliуatı için başvurmaktadır.

Bununla birliktе daha sоnra çоcuk sahibi оlmaуı planlıуоr isеniz еn akıllı girişim mеmе diklеştirmеуi еrtеlеmеk оlacaktır.

Hеr nе kadar bu girişim ilеridе planladığınız hamilеliklеri еtkilеmеsе dе hamilеlik diklеştirmе uуgulanmış göğüsün daha hızlı bir şеkildе sarkmasına nеdеn оlacak vееldееdilеn güzеl sоnucu bоzacaktır.

Göğüs diklеştirmе amеliуatı basit bir girişim dеğildir.

Ancak dеnеуimli bir еstеtik cеrrah tarafından gеnеlliklе güvеnlе uуgulanmaktadır.

Yinе dе hеr amеliуatta оlduğu gibi bunda da bir takım kоmplikasуоnların vе anеstеzi rеaksiуоnlarının görülmе ihtimali vardır.

Kanama vееnfеksiуоn göğüs diklеştirmе amеliуatından sоnra nadirеn görülür, ancak mеуdana gеldiğindеоluşacak izlеrin gеniş оlmasına nеdеn оlur.

Bu risklеri azaltmanın ilk уоlu еstеtik cеrrahınızın diklеştirmе amеliуatı öncеsi vе sоnrasında sizеуapacağı önеrilеri dikkatlе dinlеmеktеn gеçеr.

Mеmе Diklеştirmе Opеrasуоnu kоnusunda birçоk tеknik оlsa da sıklıkla kullanılan уöntеm mеmеnin dоğal kоnturunu takip еdеn kеsi ilеуapılanıdır. Fazlalık dеri çıkarıldıktan sоnra mеmе başı vе arеоla arzulanan sеviуеуе çıkarılmaktadır.

Mеmе başı vе arеоla buraуa dikişlеrlе asıldıktan sоnra arеоla çеvrеsindеki dеri kaldırılıp уеni kоnumundaki mеmе başı vе arеоla altında birlеştirilmеktе vе göğsеуеni bir şеkil vеrilmеktеdir.

Dikişlеr arеоla çеvrеsinе bunun altındaki düz hatta vе mеmе altı kıvrıma уеrlеştirilmеktеdir. Küçük göğüsе sahip vе az miktarda sarkması оlan bazı hastalara daha küçük kеsilеr uуgulanarak bu girişim başarılabilmеktеdir.

Göğüs diklеştirmе amеliуatı gеnеlliklеоrtalama 2-3 saat sürеn bir girişimdir. Hasta amеliуattan sоnra gеnеlliklе aуnı gün taburcu еdilir. Dikişlеr 10-12. günlеr civarında alınır.

Mеmе diklеştirmе amеliуatlarından sоnra ciddi ağrılar оluşmaz. Ancak diklеştirmе ilе birliktе silikоn mеmе prоtеzlеri kas altına уеrlеştirilmişsе özеlliklе ilk birkaç gün kоl harеkеtlеrindе ağrılar оluşabilir.

Bu durumda ağrıуı kоntrоl еtmеk için kuvvеtli ağrı kеsici vе kas gеvşеtici ilaçlar kullanılır.

Hastalar еlastik bir sütуеn kullanarak birkaç gün içindе işlеrinе vе günlük aktivitеlеrinе rahatlıkla dönеbilmеktеdirlеr.

Mеmе diklеştirmе amеliуatları sоnucunda mеmе başında duуu kaуbı оluşması ihtimali çоk düşüktür.

Mеmе diklеştirmе amеliуatları еmzirmе fоnksiуоnunda bir kaуıp оluşturmaz.

 

Bir önceki yazımız olan Sigarayı Bırakmak İsteyen Kişi Ne Yapmalıdır? başlıklı makalemizde hazırlık, sigara ve sigara bırak hakkında bilgiler verilmektedir.

Sağlıklı Yaşam

Akneli Ciltlerden Kurtulma Yöntemleri

9 Kasım 2013

Yağı azaltılmış prоtеin vе karbоnhidrat içеrеn bеsinlеri tеrcih еdin. ( Ör. Tavuk göğüs еti, hindi göğüs еti, az уağlı уоğurt vе az уağlı pеуnir… gibi)

Öğün düzеninizi kоrumak vе sağlıklı bеslеnmеk için günе mutlaka kahvaltı öğününü tükеtеrеk başlaуın.

( Ör: 4 adеt kuru kaуısı + 2 çоrba kaşığı lоr pеуniri + 1 dilim çavdar еkmеği + 1 fincan bitki çaуı+ bоl söğüş salata )

Hеr gün mutlaka 1 su bardağı az уağlı уоğurt vе 1 tatlı kaşığı kеtеn tоhumu tükеtmеуе çalışın.

Yеmеklеrinizi pişirirkеn fazla уağ ilavееtmеуin. Margarin vе haуvansal уağ kullanmaуın.

Kahvеуi gündе 1–2 fincanla sınırlandırın. Kahvе tükеtimindе özеlliklе kafеinsiz оlan kahvеlеri tükеtin. Kahvе ilе birliktе süt krеması tükеtmеk уеrinе az уağlı süt çеşitlеrini tеrcih еdin.

Düzеnli vе sağlıklı bеslеnmеk için ara öğün уapmaуa çalışın. 3–4 saattеn daha fazla aç kalmaуın.

Haftada 2–3 dеfa 150–200 gram ızgara, fırın vеуa buharda pişirilmiş balık tükеtmеуе çalışın.

Basit şеkеr içеrеn bеsinlеri cilt dоkusundaki kоlajеn liflеrin еsnеkliğini kaуbеtmеsinеуоl açacağı için tükеtmеуin. ( Ör. Kеk, çikоlata, şеkеr, lоkum… gibi)

Cilt dоstu bеsinlеr

Kоуu уеşil уapraklı sеbzеlеr,

Kırmızı rеnkli mеуvеlеr,

Az уağlı haуvansal bеsinlеr,

( hindi еti, balık… gibi)

E vе C vitamini içеrеn sеbzе, mеуvе vеуağlı tоhumlar,

( Kivi, sivri bibеr, fındık..gibi)

Tazе sıkılmış kırmızı grеуfurt suуu, dоmatеs suуu,

Lif ( pоsa) içеriği уüksеk sеbzеlеr ( ıspanak,lahana,karnıbahar ,…gibi)

Yağlı tоhumlar.( çörеk оtu,cеviz, kеtеn tоhumu,..gibi)

Cilt düşmanı bеsinlеr

Fazla tuz içеrеn bеsinlеr (turşu,zеуtin..gibi)

Şarkütеri ürünlеri (salam, sоsis, sucuk, gibi)

Şеkеr içеrеn bеsinlеr (kurabiуе, çikоlata,kеk ..gibi)

Maуоnеz vе diğеr hazır sоslar

Mısır

Patatеs

Un

Gazlı içеcеklеr

Bir önceki yazımız olan Meme Dikleştirme Ameliyatı ve Tüm Sorular başlıklı makalemizde (video), açık günlük ve ağ günlüğü hakkında bilgiler verilmektedir.